Düşük Bütçeli Anakart Alınır mı?

Yeni bilgisayar toplayan donanım meraklıları donanımları özenle seçer, belki de günlerce süren araştırmalar yapar. Bilgisayarımızın ana iskeleti olarak tanımlayabileceğimiz anakart da önemli ve pahalı parçalardan biri. İşlemci, RAM, ekran kartının yanı sıra tüm bileşenler anakart üzerinde yer alıyor. Geçmişte anakart alırken dikkat edilmesi gereken hususları detaylıca incelemiştik. Bugünkü konumuz ise daha çok bütçeyle ilgili.

Bu konuda deneyimli bir kişi olabilir veya ilk kez bilgisayar toplayacak olabilirsiniz. Biz anakartlar sınıflarını, fiyatları ve özellikleri ele alacağız, farklı bir bakış açısı sunmaya çalışacağız. Özellik bakımından giderek gelişen anakartlar her geçen gün daha pahalı geliyor. Perakendecilerde sayısız model yer alırken fiyat farkları da epey açık. Peki gerçekten üst düzey özelliklere, kullanmadığımız işlevlere gerçekten ihtiyacımız var mı? Anakarta büyük yatırımlar yapmaya değer mi?

Öncelikle şunu belirtelim, anakart standartları çok gelişti. Yıllar öncesinde üst düzey anakartlar size hem oyunlarda hem de üretkenlik iş yüklerinde gerçek bir performans artışı sağlayabiliyordu. Üst düzey yonga setleri, daha uygun fiyatlı olanlara kıyasla daha fazla özelliğin yanı sıra üst düzey bellek kontrolcüleri içeriyordu. O zamanlar her yeni CPU nesli için yeni bir anakarta ihtiyacınız olmadığından, birinci sınıf bir anakartı uzun süre kullanabiliyordunuz.

  • Chipset Nedir? Yonga Setinin Önemi Ne?

Günümüzde bellek kontrolcüleri CPU’nun içine entegre olarak geliyor. Bununla birlikte farklı anakart yonga setleri (chipset) bir gram bile performans artışı sağlamıyor. Artık en alt segment anakartların bile belli bir standardı var. Eskiden sadece üst sınıf ürünlerin sahip olduğu özellikler barındırıyorlar. Pahalı ve ucuz ürünler arasında ne gibi farklar var diye soracak olursanız; özetle fazla sayıda PCIe şeridi, SATA ve M.2 bağlantısı (ayrıca PCIe-SATA farkı), yüksek hızlı USB bağlantı noktaları, çok sayıda bağlantı çıkışı ve PCIe yuvası, daha kaliteli VRM’ler, süslü koruyucular ve yüksek malzeme kalitesi gibi şeyleri sıralayabiliriz. Ayrıca bu farkların anakart modeline göre değişiklik gösterdiğini belirtelim.

Örnek olarak AMD’nin B650 ve X670 yonga setleri arasındaki farklara bakalım. X670 isimli premium yonga seti daha fazla PCIe şeridiyle birlikte daha fazla SATA ve yüksek hızlı USB konnektörleri sunuyor. İki yonga setinin Extreme versiyonları ayrıca birincil yuva (ekran kartı yuvası) ve ikincil PCIe x16 yuvaları için 16 PCIe 5.0 şeridi içeriyor. Hepsi bu kadar.

Peki standart bir kullanıcı bunların hepsine ihtiyaç duyar mı? Standart kullanıcıdan kastımız rutin işler yapan, oyun oynayan, overclock gibi işlerle uğraşmayan, özellikle sistemini gündelik olarak fazla kurcalamadan kullanan kişiler. Örneğin uygun fiyatlı bir B650 anakart alarak her türlü Ryzen 7000 işlemciyi stok hızlarında rahatça kullanabilir, AM5 soket desteği bitene kadar platformdan yararlanabilirsiniz.

Pahalı anakartların gelişmiş güç yönetimi sunduğunu belirtmeden geçmeyelim. İstisna durumlarda bu anakartlar daha iyi ve stabil güç sağladığından dolayı biraz daha yüksek frekans hızları sağlayabilir. Ancak bu her zaman için geçerli değil. Şayet Ryzen 9 7950X ve Ryzen 9 7900X gibi üst düzey CPU’lar tercih edecekseniz üst düzey anakartlara yönelmeniz normal. Eğer hız aşırtma yapmayı planlıyorsanız mutlaka güç sistemi iyi bir ürün seçilmeli.

Her türlü konuda Technopat Sosyal‘de konu açıp öneri alabilirsiniz. Araştırmanızı yaparsanız, orta-uygun fiyata sahip bir B650 yonga setinin çoğu noktada sizin için yeterli olduğunu göreceksiniz. Aynı durum Intel için de geçerli. Mavi takım yeni işlemcileri için daha sık soket ve anakart değiştirse de, uygun bütçeli Intel çipsetler de kullanıcı kitlesinin belki de %80’i için yeterli.

Kaliteli ekonomik anakartlar, iyi inşa edilmiş VRM’ler, çoklu M.2 bağlantı noktaları, Wi-Fi modülleri ve çok sayıda yüksek bant genişliğine sahip USB bağlantısı gibi çok çeşitli özellikler sunarak çoğu PC kullanıcısının isteklerine yanıt verebiliyor. Pahalı anakartlarda bulunan üst düzey özelliklerden bir veya daha fazlasını kesinlikle gerekli görmüyorsanız, Thunderbolt 4, USB 4, PCIe 5.0 desteği, 10 Gbps Ethernet veya çok sayıda M.2 yuvası gibi gerekli olmayan seçeneklere fazla para harcamaktan kaçınmalısınız.

Bu esnada bir not eklemeden geçmeyelim. Uygun fiyatlı anakart pazarında çok sayıda farklı model yer alıyor. Bunlardan bazıları yetersiz, birçok özellikten yoksun ve güç sistemi vasat olabilir. Yani her zaman araştırma yapmakta, fikir almakta yarar var. Biz genelleme yapıyoruz. Eğer şöyle seçeneklere bir bakarsanız, kaliteli ve uygun fiyatlı bir anakartın normal bir bilgisayar kullanıcısının ihtiyaç duyabileceği her şeyi sunduğunu göreceksiniz. Belirli üst düzey özelliklere ihtiyaç duymuyorsanız fazladan milyarlarca lira harcamanın manası yok.

İstisnalar bir kenara, modern ekonomik anakartlar günümüzde bir anakartta aranması gereken en önemli özellik olan kaliteli VRM’lerle birlikte geliyor. Voltaj Düzenleme Modülü anlamına gelen VRM, CPU’ya temiz ve istikrarlı güç sağlayarak daha düzgün çalışmasına ve yüksek frekanslara çıkmasına izin veriyor. Kötü inşa edilmiş bir VRM, CPU’nun performansının düşmesine neden olabilir çünkü CPU maksimum hızına ulaşmak için gereken yeterli gücü kullanamaz. Tehlikeli VRM’ler ayrıca güçlü CPU’larla eşleştirildiğinde aşırı ısınarak bilgisayarınızın ısısını olumsuz etkiler.

  • Anakartların Güç Sistemi: VRM Nedir?

Dengeli şekilde tasarlanmış modern anakartlar ayrıca oldukça yeterli sayıda depolama yuvası sunuyor. İki veya üç M.2 yuvasının yanı sıra 4-8 SATA bağlantısı gelen ürünler var. Devam edecek olursak, genellikle çoğu normal PC kullanıcısının ihtiyaçları için yeterli sayıda yüksek hızlı USB bağlantı noktası sunuluyor. Ayrıca çoklu fan ve RGB başlıkları da mevcut; neredeyse her ekonomik anakartta hem CPU fanı hem de AIO sıvı soğutucu tercih etmeniz durumunda pompa fanı için kullanabileceğiniz başlıklar bulunuyor.

Uygun fiyatlı modeller yalnızca temel özellikler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bazı ekstra özelliklerle gelebiliyor. Örneğin hızlı Wi-Fi (ayrıca Bluetooth) çipleri, orta sınıf ses çözümleri ve BIOS’u CPU olmadan güncellemenize olanak tanıyan BIOS flashback düğmesine sahip ekonomik anakartlar bulabilirsiniz.

Bir diğer konu, anakartları uzun süre arızasız şekilde kullanabilirsiniz. AM4 ve AM5 gibi platformlar oldukça uzun ömürlü. Yıllar önce aldığımız anakartlar hiçbir sorun yaratmadan tıkır tıkır çalışıyor. Böylelikle ekstra masraf yapmadan ve yeni bir anakart almadan CPU yükseltmesi yapabiliyoruz.

Uygun fiyatlı anakartların bazı eksileri var. Bunlardan bazıları önemsiz. RGB aydınlatma ya hiç kullanılmıyor ya da çok basit tutuluyor. Ayrıca VRM kısmını ve her M.2 konnektörünü kaplayan büyük soğutuculara yer verilmiyor.

Asıl soru şu: Bu premium özellikler sizin için önemli mi? Örneğin pahalı bir anakart Thunderbolt 4 veya USB 4 bağlantı noktaları içerebilir, ancak bunlara ihtiyacınız var mı? Eğer profesyonel bir video editörü ya da kamera operatörüyseniz, tonlarca videoyu bilgisayarınıza kopyalamak için süper hızlı USB bağlantısına ihtiyacınız olabilir. Ancak her gün harici SSD’lerinden ve diğer depolama ortamlarından PC’lerine tonlarca veri kopyalamayan bir oyuncu ya da normal bir kullanıcıysanız, kullanmayacağınız şeyler için fazladan ödeme yapıyorsunuz demektir.

Sırada VRM’ler var. Çoğu üst düzey anakart, overclock desteği sunan üst düzey Intel işlemciler de dahil olmak üzere tüm CPU’ların kullanabileceğinden çok daha fazla güç sağlayabilen pahalı VRM’lerle birlikte geliyor. Eğer hız aşırtma yapmayacaksanız kaliteli VRM’lere ihtiyacınız yok. Başka bir deyişle, üst sınıf VRM’ler ortalama bilgisayar kullanıcıları için değeri olmayan veya çok az önemli başka bir etken.

Pahalı modellerde bulunan bir diğer şey de ekran kartın taktığımız birincil PCIe yuvası için PCIe 5.0 desteği. Ancak RTX 4090’ın bile yalnızca PCIe 4.0 uyumlu olduğu düşünüldüğünde, en azından önümüzdeki birkaç GPU nesli için PCIe 5.0 x16 yuvasına ihtiyacınız olmadığını ve olmayacağını söylemek yanlış olmaz.

PCIe yuvasının yanı sıra, PCIe Gen5 destekli M.2 yuvaları çoğu kişi için önem taşımıyor. Eğer çok yüksek performans sunan pahalı M.2 SSD’ler satın almayacaksanız, Gen3 ve Gen4 sizin için yeterli olacaktır. Bununla birlikte, üst düzey anakartlar çok sayıda M.2 bağlantı noktasına sahip olabiliyor. Eğer depolama sürücünüz sizin için yeterliyse veya yetersiz kaldığında yenisini takabilmek için kullanacağınız başka bir M.2/SATA konnektörü varsa fazlasına gerek yok. Çok büyük oyun ve film koleksiyonları yapmıyorsanız, özetle depolama alanı ihtiyaçlarınızın farkındaysanız standart anakartlar sizin için fazlasıyla yeterli.

Devam edersek, sırada üst düzey ses çözümlerimiz var. Bazı premium anakartlar dahili DAC’lar ve amiral gemisi ses çözümleriyle birlikte geliyor. Peki buna değer mi? Müzik alanında profesyonel işler yapmıyorsanız, alt-orta segment ürünlerdeki ses yongası kullanıcıların neredeyse tümü için yeterli. Amiral gemisi bir anakarta çok fazla para harcamaktansa başka parçalara yatırım yapabilirsiniz.

Wi-Fi modüllerine gelince, Wi-Fi 6 ve Wi-Fi 6E çipleri de dahil olmak üzere bütçe ve orta sınıf anakartlarda mükemmel çözümler bulabilirsiniz. Üst düzey seçenekler size Wi-Fi 7 sunabilir, ancak bu standardı kullanabilmek için bir Wi-Fi 7 yönlendiriciye ihtiyacınız var.

Şimdi RGB’ye geldik, artık hemen hemen her üst düzey anakart ışıl ışıl RGB aydınlatmaya sahip. Bu sadece estetik için ve tamamen kişiye bağlı bir konu. RGB aydınlatmayı kasa fanı gibi farklı donanımlarla da sağlayabilirsiniz.

Bununla birlikte, yalnızca üst düzey anakartlarda bulunan bazı özellikler yararlı olabilir. Bir NAS’ınız varsa 10 Gbps Ethernet portu oldukça kullanışlı olabilir. Bir diğer kullanışlı premium özellik ise POST (Power-On Self-Test) kod göstergesi. Bu anakart bileşeni bir zamanlar bazı ekonomik modellerde bile bulunurdu, ancak geçen süre içinde bir amiral gemisi özelliğine dönüştü. Arıza yaşandığı durumlarda POST kod ekranı sorunları gidermek için kullanışlı olabiliyor.

Günün sonunda, belirli bir üst düzey özelliğe ihtiyaç duymadığınız sürece pahalı bir anakart için yüksek miktarlarda ödeme yapmak pek mantıklı görünmüyor. Kaliteli bir bütçe veya orta sınıf modelle ihtiyacınız olan her şeyi elde edebilir ve tasarruflarınızı daha güçlü bir ekran kartına, CPU’ya, daha fazla depolama alanına veya daha iyi bir RAM için kullanabilirsiniz.

Buradaki sorun, uygun fiyatlı anakart pazarında kalitesiz ürünlerin de yer alması. Orta sınıf CPU’ları bile maksimum hızlarında çalıştıramayan zayıf VRM’lere sahip anakartlardan kaçınmak gerek. Ancak böylesine kötü anakart modellerinin sayısı artık çok azaldı. Diğer sınırlamalar arasında ise yalnızca birkaç yüksek hızlı USB bağlantı noktası, tek bir M.2 bağlantı noktası, BIOS sorunları ve zayıf ses çözümleri yer alıyor.

Öte yandan, eksik olan bazı özellikleri sonradan satın alacağınız ürünler sayesinde kullanmaya başlayabilirsiniz. Örneğin, 10Gbps PCie kartını ekonomik bir anakart ile üst düzey bir anakart arasındaki fiyat farkından çok daha ucuza satın alabilirsiniz. Ses çözümlerinden devam edecek olursak, eğer bir odyofil iseniz amiral gemisi anakarta daha fazla para harcamaktansa kaliteli harici bir ses çözümüne yönelebilirsiniz.

Aynı şey Wi-Fi/Bluetooth için de geçerli. Eğer kablosuz bağlantı desteği bulunmuyorsa, harici olarak satın alabileceğiniz sayısız USB bağlantılı ürün var.

Yapılacak ilk iş, düşük dereceli VRM’lere sahip tüm modelleri değerlendirme dışı bırakmak. Aslında çoğu alt segment anakart 4-6 çekirdekli alt-orta seviye işlemci için yeterli. Ancak güçlü bir oyun bilgisayarı veya ciddi üretkenlik iş yükleri için kullanılacak bir makine topluyorsanız, zayıf VRM’li ürünlerden kaçının kaçının.

VRM bir kenara, anakartta aradığınız özellikleri bir kenara not alın. Böylece detaylı araştırmadan önce ürünler arasında hızlıca eleme yapabilirsiniz. Özetle, araştırma yapmadan önce ne istediğinizi bilmelisiniz.

Zaman zaman yaptığımız anakart ve PC incelemelerinde VRM’lere değinebiliyoruz. Technopat Sosyal’de anakart modeli hakkında araştırma yapabilir veya yeni bir konu açabilirsiniz. Diğer yandan farklı kaynaklarda da bilgi bulabilirsiniz. Öyle ki tek faktör güç sistemi değil. anakartın bazı bellek yapılandırmalarıyla uyumluluğu, çökmeler ve kısa süreli testlerde görünmeyen diğer sorunlar gibi farklı faktörleri de göz önünde bulundurun.

İşlemci uyumsuzlukları bir yana, bellek, depolama birimleri, ekran kartları ve diğer bileşenler açısından ikisi de neredeyse aynı. Teknoloji alanında faaliyet gösteren bazı kuruluşlar, aynı yuvaların ve girişlerin kullanılabilmesi için mümkün oldukça her şeyi standartlaştırmaya çalışıyor.

Şimdi AMD ve Intel anakartlar arasındaki temel farklara gelelim:

  • Soket farkı: Bir Intel veya AMD CPU’nun alt tarafına bakarsanız, çok sayıda pin (temas noktaları) fark edeceksiniz. Uyumlu olması için bu pinlerin anakartınızdaki soketle eşleşmesi gerekiyor. Bildiğiniz gibi, her işlemciyi her anakarta oturtamıyoruz. Hatta bazen oturtsak bile bilgisayarımız çalışmıyor.
  • Yonga seti: Bir yonga seti, anakartın bağlantı uyumluluğu, bağlantı noktaları ve benzeri gibi hangi özelliklere sahip olduğunu belirler. Intel’in Z590 yonga seti 10. Nesil Comet Lake ve 11. Nesil Rocket Lake işlemcilerle uyumludur lakin 12. Nesil Alder Lake işlemcilerle uyumlu değildir. AMD’nin AM4 yonga setleri çoğu Ryzen, Athlon ve 7. Nesil A Serisi CPU ile çalışır. Ancak Ryzen 7000 serisi işlemcileri AM4 sokete takamazsınız.
  • RAM desteği: Daha öncesinde AMD ve Intel anakartlar aynı şekilde DDR4 bellek desteği sunuyordu. DDR5 bellekler piyasaya çıkmaya başladığında ise bu durum değişti. Intel, LGA1700 soket anakartlarıyla birlikte DDR4 ve DDR5 seçenekleri sunuyor. AMD ise AM5 platformuyla birlikte sadece DDR5 RAM’lerin kullanılmasına izin veriyor.
  • Overclock desteği ve seriler: AMD’nin anakart yonga setlerinin çoğu hız aşırtmaya izin verirken, Intel’in yalnızca en üst düzey yonga setleri overclock yapmamıza imkan tanıyor. Özetleyecek olursak, Intel tabanlı sistemlerde hız aşırtma yapmak istiyorsanız kesenin ağzını biraz daha açmanız gerekebilir.
    • Z-Serisi Intel anakartlar premium özellikleriyle bilinir ve üst düzey olarak kabul edilir. B-Serisi Intel anakartlar orta seviye olarak kabul edilir ve genellikle hız aşırtmaya öncelik vermesi gerekmeyen standart oyuncular içindir. H-Serisi anakartlar, sınırlı bağlantı noktaları ve daha az özellik ile bütçe dostudur.
    • AMD tarafında ise genellikle X-Serisi ve B-Serisi anakartlar bulunur. AMD X anakartlar genellikle daha fazla PCIe yuvası, NVMe yuvası ve daha fazla I/O portu sağlarken, B sınıfı anakartlar orta seviye ve bütçe sınıfı arasında değişen özellikler sunmakta. Kırmızı takımın A520 gibi A-Serisi anakartları da mevcut. Bu anakartlar doğrudan uygun fiyatla sistem toplamak isteyen kullanıcılara hitap ediyor.
  • Kablosuz bağlantı: Anakartta kullanılan Wi-Fi yonga setine bağı olarak Wi-Fi ve Bluetooth sürümleri/özellikleri değişiklik gösterebilir. Intel, Wi-Fi 7 gibi bazı yeni teknolojilerini yalnızca kendi anakartlarında kullanabiliyor.
  • Ekstra özellikler: Ek olarak, SATA yuvaları, PCIe yuvaları, LED ekranlar ve fan bağlantıları gibi yonga setine bağı olmayan ekstra anakart özellikleri değişiklik gösterebilir. Bu özellikler fiyatlandırmaya bağlı olarak anakart marka/modeline göre değişiklik gösterebilir.

Hangisini seçerseniz seçin, CPU soketinizin anakartınızla uyumlu olduğundan ve anakart yonga setinizin aradığınız özellikleri sunduğundan emin olmayı unutmayın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir